| “Gitmek” ve Türk kızı Kürt oğlana aşık olursa: Hakim ulus kadınlık rolünü asla kabul benimsemez / Müjde Arslan |
| Bir hatırlama çabası: 38 Belgeseli üzerine / Mehmet Özveren* |
| Bahoz/Fırtına Üzerine / İsmail Beşikçi * |
| Hollywood'a karşı alternatif sinema / Özlem Galip * |
| Dizi dizi şovenizm / Ömer Leventoğlu |

| Haber, film eleştirisi, yorum, röportaj ve akademik yazılar |
| Politika ve sinema, maskeli bir deneme: Bahoz / Kamuran Çakır |
| Diğer haberler |
| KurdishCinema.com: Melbourne - Victoria - Australia e-mail: kurdishcinema@hotmail.com ana sayfa / yönetmenler / filmler / festivalller / film satın al / film izle / hakkımızda / kürtçe / ingilizce |
| Jean Luc Godard üzerine notlar / Kamuran Çakır Godard açısından görmek, evrenin görsel ve işitsel parçacıklarına dek işlemiş olan, görülemeyene dair bir analiz çabasıdır. “Cevap karanlığın içindedir. Daha iyi görmek için gözleri kapatmalı. İçerden görmek için. >>> 3 Mart 2009 |
| Sinema Dersleri |
| Makaleler |
| ‘Sinema büyülü bir yanıt’ |
| Ceylan Önkol'un hayatı film oldu Diyarbakır Lice’ye bağlı Şenlik mezrası sınırlarında bulunan Yayla Karakolu 28 Eylül'de atılan havan topuyla hayatını kaybeden Ceylan Önkol'un hayatını anlatan ‘Beriya Tofanê’ (Tufandan Önce) filminin çekimleri tamamlandı. Yönetmen Ferit Karahan filmi Ceylan ve savaş mağduru diğer çocuklar anısına çektiğini söyledi. Senaryosunu Harun Özmen ve Ferit Karahan’ın yazdığı ve Batman’da çekilen film, Ceylan Önkol şahsında bölge çocuklarının yaşadığı devlet, aile ve mevcut koşullar üçgenindeki ikilemini anlatıyor. Asıl işi reklamcılık olan Karahan, “Ceylan’ın ölümünden sonra onunla ilgili bir film yapıp bir şeyler adamak istedim. Batman’da bazı arkadaşların teşviki ve desteğiyle başladık filme. Bölgedeki o savaş kalıntılarını anlatmak istedik." dedi. >>> 18 Şubat 2010 |
| Caner Canerik'ten yeni bir belgesel: Bertij Caner Canerik tarafından çekilen ve yaylacı çocuklarının yaşamlarını anlatan “Bertij” (Güneşle Gelenler ) adlı belgesel film tamamlandı. 1 Saat 46 Dakikalık belgesel film, Tunceli’nin Pülümür İlçesinde yer alan “Hel Dağı”nda 4 Aylık bir süre içerisinde çekildi. Yaylacıların yaşadıkları sorun ve sıkıntılar, kültürel renkleri ve değişimleri küçük çocukların oyunlarıyla yansıtılıyor. >>> 7 Mart 2010 |
| Kürt sinemasına layıkıyla girmek / Jinda Baran* “Kürt sinemasına layıkıyla girmek istiyorum.” Bu sözler, henüz sinemaya yeni adım atmış genç bir Kürt kadınına ait. Layıkıyla Kürt sinemasına girmek… Kürt sinemasına sahip çıkmak… Busözleri nasıl okumalı? Daha işin başındayken bu genç kadın, hangi gerçeği görmüştü de, ona merakla sorduğum soruya böyle bir cevabı verebilmişti? >>> 12 Mart 2010 |


"Yaşananlar ütopya gibi ama ben yine de temkinliyim" * PKK ilk silahlı eylemini yaptığında üç yaşında olan sinemacı Arslan'la savaş yıllarında geçen çocukluğunu ve gençliğini, çatışmaların hayatına ve ürettiklerine etkilerini, Barış Grupları'nın Türkiye'ye gelişlerini ve Kürt sanatının bu süreçten nasıl etkileneceğini konuştuk. PKK ilk silahlı eyleme başladığında üç yaşındaydınız? Okul yıllarınız boyunca Türkiye'de savaş vardı. mezun oldunuz, gazetecilik yaptınız, ardından sinema geldi. Siz üretirken bu ülkede faili meçhuller, gözaltında kayıplar, her gün kalkan cenazeler yaşandı. Bu savaş yılları Müjde Arslan'ı nasıl etkiledi? Kişisel hikayenizin neresinde duruyor? >>> 16 Mart 2010 |
| Bahoz destansı bir film mi? / Devrim Kılıç Kazım Öz’ün son uzun metrajlı filmi Bahoz hakkında çok uzun zamandır birşeyler yazmak istedim. Ama çeşitli nedenlerle elim bir türlü kaleme varmadı. Son olarak 2009 Aralık ayında gerçekleştirilen Diyarbakır Kürt Sinema Konferansı’na davet edilmemesi nedeniyle Kazım Öz ve Bahoz tekrar gündeme geldi. Birçok katılımcı haklı olarak Öz’ün yokluğunu eleştirdi. >>> 18 Mart 2010 |

Şavaklar 14 Mayıs'da gösterime giriyor! Kazım Öz Milana Film Festivali jurisinde Diyarbakır Film Günleri sona erdi 4. Diyarbakir Film Günleri 23. Winda filminin galasıyla başlayacak. |
| Bir hayal kırıklığı olarak Bahoz / Mehmet Şarman * Bahoz filmi ilk ve en büyük hatasını neyi, nasıl, ne kadar anlatacağına karar verememiş olmakla yapıyor. Bir Kürt gencinin aydınlanması, öğrenci evlerinin yoksulluğu, buruk hüznü, sol örgütlenmelerin arasındaki çekişmeler, kopukluklar, üniversitelerin özerk olmaması, örgüt içi askeri disiplin, devrim ve aşk çelişkisi… gibi bir çok yan konuyu merkezi bir hikayenin etrafında birleştirememenin adeta yamalı, ağır hantal, gittikçe sarkan bir bohça gibi durması, söz konusu senaryonun zayıflığının en iyi göstergesi. >>> 23 Mart 2010 |
Film eleştirisi ne değildir? / Fırat Yavuz Diğer sanat disiplinlerindeki,eleştiri türlerinde olduğu gibi,iyi film eleştirisi de ister gazetelerde, ister dergilerde, ister başka ortamlarda olsun, entelektüel, sanatsal ve politik altyapının güçlü ve derinlikli olmasını gerektiren bir birikim ister. Gösterilenden çok gösterilmek istenen (dramatik yapı, olay, karakterler, estetik…) ancak filmin alt-metninin iyi okunabilmesiyle mümkündür. Bu yüzden film eleştirisi emek-yoğun bir çalışmayı koşut sayar. Filmde geçen, dönemi, filmin içinden geçtiği dönemi ve bunların birbiriyle olan etkileşimi iyi bilmek ve okumak gerekir. >>> 29 Mart 2010 |

Kürt Sineması ne değildir? / SÎRWE AGİRÎ Geleceksizlik ve umutsuzluğun resmedildiği bu kareyi Bahman Ghobadi’nin ‘Kaplumbağalar da uçar’ filminden hemen hatırlıyorum. Müjde Arslan’ın ‘Kürt Sineması’ adı altında derlediği ve tesadüfen elime geçen kitabını ilk elime aldığımda, bakışlarım bir süreliğine bu resimde kalıyor. Bu resmin Kürt Sinemasına dair bende yarattığı düşüncelerle birlikte, yine de böyle bir çalışmanın gerçekleştirilmiş olmasının heyecanı ile hemen kitabı okumaya başlıyorum. >>> 7 Nisan 2010 |

Yavuz Fırat ve Bahoz filmi / Devrim Kılıç Bahoz filmiyle ilgili olarak yazdığım ve kürdistan-post. com’da yayınlanan “Bahoz destansı bir film mi?” başlıklı yazımdan sonra birçok eleştiri aldım. Bu eleştirilerin birçoğu yazıda ifade ettiğim noktaları destekleyen ve yaptığım eleştiriyi haklı bulan yorumlardı. Gecikmiş de olsa Bahoz hakkında böyle bir yazının yazılmış olmasını doğru buluyordu mesaj atan okuyucular. Yazıyı eleştiren, insafsız bulan, filme, filmi çeken ekibe ve yönetmene haksızlık yaptığımı ifade eden mesajlar da aldım. Filmin büyük bir emekle çekildiğini ve bu emeğe saygısızlık yaptığım belirtiliyordu. >>> 14 Nisan 2010 |
'Berîya Tofanê' filmi umut verici / Devrim Kılıç Kürt yönetmen Ferit Karahan’ın 2009 yılı Eylül ayı sonunda askerlerce açılan havan atışı sonucu hayatını kaybeden Ceylan Önkol ve tüm savaş mağduru çocuklara adadığı 'Berîya Tofanê' (Tufandan Önce) adlı kısa filmi çarpıcı sinematofrafisi ile gelişmekte olan Kürt sineması için umut verici. Karahan çok güncel bir konuyu oldukça etkileyici ve sorgulayıcı bir tarzda işliyor. Görüntüler, kamera açıları, müzik filmde güzel bir bütünsellik oluşturuyor. >>> 17 Nisan 2010 |
| Ben aptal değilim, min dît (Gördüm) / Tuğba Tekerek İlk Kürtçe film Min Dît’in yönetmeni Miraz Bezar yıllarca yok sayılan bir dili duyuruyor şimdi sinemalarda. Spotu, ‘meçhul’ denilen ama aslında yeri yurdu belli olan ‘fail’e tutuyor. Sonra da “Açılım deyip beni aptal yerine koymasınlar, her şeyi görüyorum” diye ekliyor. >>> 19 Nisan 2010 |

| Bir mesele olarak Kürt Sineması / Ayça Çiftçi Yıllarca hepimiz, bu ülkede yaşayan her birimiz, Kürt meselesini tartıştık; o veya bu konumdan, öyle ya da meseleyi yeniden açmaya da imkân veren yeni bir meseleyi tartışabiliyoruz; “Kürt sineması”nı. Evet, “Kürt sineması” bir mesele. Çünkü Kürt halkının geçmişi ve geleceğinin; konumu ve kimliğinin hâlâ hareketli bir zeminde mesele olarak tartışılır olduğu ölçüde, bu halkın adıyla anılan bir sinema da kaçınılmaz olarak pek çok soru halkasıyla iç içe geçen bir mesele olarak ele alınmak durumunda. >>> 27 Nisan 2010 |

| Wenda / Gülsen Odabaşı Bunca zulümden sağ çıkanlar hikayesini anlatmalılar deyip “WENDA”yla (Kayıp) bu topraklarda son 20 yıldan bu yana yaşananların ,sinemada kendisini gösterme çabası alkışlanmaya değerdir diyorum. Senaryosunu Ali Kemal ÇINAR , Abdullah YAŞA ve Mehmet Sait KORKUT’un yazdıkları filmin yönetmenliklerini de beraber yaptıkları bu filmin başrollerinde Sadettin Çelik , Mehmet Kaya , Yavuz Akkuzu , Özlem Başak Abbasoğlu , Nurten Demirbaş ve Zennur Ümütlü oynadılar. >>> 29 Nisan 2010 |

Bir başkaldırının öncüsü 17 yaşındaki Bêrîvan / Ada Çınar KORKMAZER Bir insan nasıl dayanır işkenceye? İşkencecileri onu kadınlığından utandırmaya çalışırken, yanında işkence gören ve onu çıplak görmekten utanan yoldaşına “neden bakmıyorsun yoldaş, ben utanılacak bir şey yapmadım; utanması gerekenler onlar, ne fark eder ki erkekliğim kadınlığım bu durum karşısında, ben utanmıyorum, sen de utanma” nasıl der? >>> 5 Mayıs 2010 |
Son Mevsim: Şavaklar - Kazım Öz'le on bin yıllık bir kültürün izinde / Söyleşi, Suncem Koçer Güzel bir haberle başlayalım. Son Mevsim: Şavaklar Uluslararası Mannheim-Heidelberg Film Festivali’nde ‘Jüri Özel Ödülü’nü aldı. Nasıl geçti festival? Mannheim uzun zamandan beri düzenlenen özel bir festival. Bu yıl 58.'si gerçekleştirildi. Orada çok iyi bir seyirciyle karşılaştım. Festival çalışanlarından seyircilere, filmin çok iyi tartışıldığını gördüm. Gösterim sonrası söyleşiler çok iyi geçti. >>> 5 Mayıs 2010 |


Karabey'den bir Kürdistan hikayesi / Ali 63. Uluslararası Cannes Film Festivali'ne 'Sesime Gel' isimli Kürtçe film projesiyle kabul edilen yönetmen Hüseyin Karabey, 1980 yıllarında Kürdistan’da yaşanmış gerçek bir hikayeyi beyaz perdeye taşıyor.>>> 24 Mayıs 2010 |
Bir destanı diriltmek: Berivan / Mazlum Vesek Yönetmen Aydın Orak’ın ilk belgesel çalışması “Bir Direnişin Destanı: Berivan” belgeselinin galası geçtiğimiz günlerde Mersin’de gerçekleştirildi. Belgeseli yaklaşık 200 kişi izledi. Aydın Orak da gösterimin sonunda kısa bir konuşma yaptı. Belgesel sonrasında Orak’la belgesel üzerine sohbet ettik. Belgeselle ilgili görüşlerimi ve belgeselin serüveni hakkında fikirlerimi aktarmak istiyorum. >>> 24 Mayıs 2010 |

| Zamansız çocukların kenti / Gülsen Odabaşı* Önceye giderken, bu gölgenin düştüğü noktalar derinleşir. Kurbana dönüşmeyi, nelerin yaşandığını, nasıl darmadağın olunduğunu, nasıl yenildiğini, yaraları hala kanayan bu yerdekileri, rastlantıları, tutkuları, zaafları, nesnel ve öznel olan her şeyi birleştirmemize yarar gördüklerimiz . Geçmişiyle hesaplaşabilenler bir gelecek kurabilirler ancak ,derler. Peki üzerinde gelecek kurmayı hayal ettiğimiz bu yerde neler oldu o yıllarda? Sokakları kulaksız, kör bırakanlar neler yaptılar da biz üzerimizden düşen gölgeden bile korkar olduk? >>> 21 Haziran 2010 |
| Bu bir bisiklet değildir / Gülsen Odabaşı* Serhat Karaaslan Kürt sinemasının yeni kanı. Yaptığı birkaç filmde taze bir bakışla geldiği açık. Türkiye içinde yapılan bir çok festivalde gösterilen filmleri onun dikkat çekmesine, kendisine ait bir sinema dilini, görselliği kullanım biçimini ve filmlerinde işlediği konulara evrensel temalarla yaptığı göndermeleriyle nerede duracağını, hissettiriyor bizlere. Serhat Karaaslan sinemasını, gerçeklik anlayışıyla kurarken bunu kendi sinema estetiği içinde kotarmaya çalışıyor. >>> 16 Temmuz 2010 |
Yokluğu bir dert varlığı yara bir kitap: Türk Sinemasında Kürtler / MAZLUM VESEK Müslüm Yücel’in 2008 yılında Agora Kitaplığı’ndan çıkan Türk Sinemasında Kürtler kitabını hemen yayımlandığı günlerde okumuştum. O günden bugüne kitaba dair birvşeyler yazmak hep aklımdaydı. Yayımlanışından iki yıl sonra Yücel’in önemli bir o kadar da eksik çalışmasına dair pek bir şey yazılmadı. Onun için oturup kitap hakkında yazmayı çok da geç kalmış bir iş olarak görmüyorum. >>> 16 Temmuz 2010 |


Kürt sinemasının da kitabı var / MAZLUM VESEK Kürtlerle ilgili herhangi bir araştırma yapmak, bugün, bedeni parçalara ayrılmış; ama yaşamakta direnen bir organizmayı ameliyat etmeye benzer. Bunun nedeni açıktır: Asırlarca aşiret yaşantısının hüküm sürdüğü Kürt toplumu, aynı zamanda büyük devletlerin çıkar çatışmalarının tam ortasında duran bir coğrafyada yaşadıkları için, tarih, dil ve yaşayış bütünlüğüne kavuşamadı. >>> 15 Ekim 2010 |
Duvar / Gülsen Odabaşı Yer Diyarbakır Meryem Ana Kilisesi. Kişiler Sıtkı ve Beyzar Eken çifti. Konu, artık var olmayan geçmiş ve geçmişin insanlarına duyulan aşk hali, özlem … Sıtkı ve Beyzar Eken çiftinin nostalji duyduğu şey nedir? İnsanın hiç içinde tamamiyle var olamayacağı bütüne ilişkin hasreti nasıldır? Artık var olmayan geçmiş ve insanları , yitirilmiş, değiştirilmiş o geçmişin izlerine olan aşk hali sinemasal olarak nasıl anlatılır? Deniz Oğuzsoy ve Emre Karadaş kameralarının menziline bu defa can yakıcı bir konuyu alırlar. >>> 15 Ekim 2010 |


| Kürt Sineması'nın Durumu: Sınırlar, Savaş ve Yurtsuzluk / Özkan Küçük Türkiye’de Türkçe film yapan ama Kürtleri derinliğine işleyen Yılmaz Güney sonrasında yıllarca onun anısıyla yaşayan Kürtler için, ikibinli yıllara girerken Türkiye’de yeni şeyler oluyordu... Güneşe Yolculuk, Ax(Toprak), Boran... ardından; Atların Sarhoşluk Zamanı, Fotograf ve Büyük Adam Küçük Aşk(Hejar)... Bütün bu filmler ve yanısıra çekilen kısa belgesel ve dramatik filmler, Kürt izleyicisini salonlara (veya alternatif gösterim mekânlarına) yönlendiriyordu. Kürtler, ailece filmleri izliyor ve tartışıyorlardı. >>> 31 Ekim 2010 |
SON MEVSİM ŞAVAKLAR - DEMSALA DAWİ: ŞEWAXAN / Gülsen Odabaşı En son Kürt göçerlerinden Şavaklar, ilk baharla birlikte Çemişgezek ‘in köylerinden başladıkları yolculuklarını Pertek, Ovacık ve Munzur dağlarından da geçerek Diyarbakır’ın hayvan pazarındaki bir mezbahane önünde bitirirler. >>> 31 Ekim 2010 |


| MASALIN ZAMANSIZLIĞI: “BERÎYA TOFANÊ “ / Gülsen Odabaşı Kürt filmlerinden söz edildiğinde akla öncelikle filmlerin içerikleri gelir. Filmler göç, sürgün, savaş, sınır, yurtsuzluk gibi klasik temaları işlerler. Bununla birlikte, sinemanın 80’li yıllarından bu yana Kürtler’in gündelik hayatın bir parçası olamayışı, Kürt sinemanın çok zor şartlarda kendisini oluşturmaya çalışması, hele hele bir sektörünün olmasının şimdilik imkansızlığı ve tüm bunları özetleyen üçüncü dünya sinemasına ait açmazların onu da içine aldığını bilmemizi zorunlu kılar. Bize Kürt sinemasına ait beklentilerimizi nerede tutmamız gerektiğini hatırlatır. >>> 22 Ocak 2011 |

‘İz’ peşinde bir kitap / Mazlum Vesek Geçtiğimiz günlerde Agora Yayınları’ndan çıkan ‘Yeşim Ustaoğlu: Su Ölüm ve Yolculuk’ kitabı bu çizgi dışı yönetmenin sinemasını yaşamıyla birlikte masaya yatırıyor. Daha önce ‘Rejisör: Atıf Yılmaz’ ve ‘Kürt Sineması: Yurtsuzluk, Sınır, Ölüm’ adlı derleme kitaplarıyla tanıdığımız Müjde Arslan, derleme olmayan bir ilk kitabı ile karşımızda. >>> 22 Ocak 2011 |

| Kayıp Özgürlük; Öfkeyle Hatırlamak ve Unutmamak İçin Ankara Uluslararası Film Festival’inde Senarist- Yönetmen Umur Hozatlı ile “Kayıp Özgürlük” filmini ve politik sinemanın bugününü konuştuk. Film, 90’ ların Türkiye’sinde JİTEM tarafından kaçırılıp “Evlerinden Çıkıp Bir Daha Dönemeyenler”in hikâyesini anlatıyor. >>> 12 Nisan 2011 |


5. DİYARBAKIR FİLM GÜNLERİ – KISA FİLM SEÇKİSİ İÇİN AÇIK ÇAĞRI Diyarbakır Sinema Kulübü’nün düzenlediği Film Günleri’nin beşincisi bu yıl 19-22 Mayıs tarihleri arasında Diyarbakır’da yapılıyor! 5. Diyarbakır Film Günleri, bu yıl da daha öncesinde olduğu gibi Diyarbakır Sanat Merkezi işbirliğiyle ve Diyarbakırlı sinemasever kişi ve kurumların katkılarıyla, bağımsız sinema ve kolektif paylaşım deneyimlerini öne çıkaracak. >>> 15 Nisan 2011 |

İranlı Kürt yönetmen Şepol Abbasi: İran büyük bir zindan Röportaj: Medet Dilek "İran büyük bir zindan, sen nasıl sinema, nasıl film yapabilirsin bir düşün. Senaryo yazıyorum, götürüyorum kontrol ediyorlar, İslam kurallarına uymuyorsa çiziyorlar orada hemencik. Örneğin ben senaryoda, anne uzun süredir görmediği çocuğunu görünce onu kucağına alıyor, bu olmaz böyle diyorlar ve üstünü çiziyorlar." >>> 27 Mayıs 2011 |
Bahman Ghobadi; Kürt baharı kaçınılmaz Kürt yönetmen Ghobadi, "İran'da, Irak'ta, Suriye ve Türkiye'de yaşayan Kürt nüfus haklarına ve hürriyetlerine kavuşmak için ellerinden geleni yapıyor. Dileğim federal bir sistem içinde özgürce yaşamak" diyor. 2 - 11 Kasım tarihleri arasında düzenlenen Selanik Film Festivalinin şeref misafirlerinden İranlı Kürt sinemacı Bahman Ghobadi dört ülkeye yayılmış Kürt halkının yakında günyüzü göreceğine inanıyor. >>> 11 Kasim 2012 |
1, Uluslararasi Amed Film Festivali Ödülleri Bu yıl ilki düzenlenen 1. Uluslararası Amed Film Festivali ödül töreni ile sona erdi. Festivalde ödül alan birçok katılımcı ödülünü cezaevlerinde açlık grevinde olan tutsaklara adadı. Festivalde konuşan Erol Balcı, sürgünde gelişen Kürt sinemasının artık kendi topraklarında özgürce gelişmesi gerektiğine dikkat çekti. >>> 11 Kasım 2012 |


Kürt Sineması nedir? / Devrim Kılıç Yeni Özgür Politika gazetesinin Politik Art ekinde önce Jinda Baran’ın “Kürt sinemasına layıkıyla girmek”1, sonra Sirwe Agiri’nin “Kürt sineması ne değildir?”2 başlıklı yazıları yayınlandı. Her iki yazıda da katılmadığım bazı belirleme ve noktalar olduğu için bu yazıyı kaleme alma gereği duydum. Her iki yazar da genel olarak Kürt yönetmenleri “direnen Kürdü” yeterince veya hiç işlemedikleri için eleştiriyor. Ve direnen Kürdü işlemeyen filmleri de Kürt sineması içerisinde değerlendirmiyor. Hemen söyleyelim bu tabii ki çok dar, dışlayıcı ve talihsiz bir yaklaşım Kürt sineması açısından. Örneğin “Kürt Sineması ne değildir? makalesinde Kürt Sineması kitabının değerlendirmesini yapan Sirwe Agiri yazısının sonunda kitabı okuduktan sonra “hangi filmin Kürt filmi olmadığını öğrendik elbette” diyor.. >>> 29 Ocak, 2013 |


Göteborg’un büyük ödülü Güney Kürdistanlı Hisham Zaman’a 32. Göteborg Uluslararası Film Festivali’nin büyük ödülü, (Dragon Award Best Nordic Film) Güney Kürdistanlı yönetmen Hisham Zaman’ın “Before Snowfall” filmine verildi. Before Snowfall adlı filmde, babası öldüğü için kendisini 'ailenin şerefini kurtarmak' zorunda gören Şiyar, kızkardeşinin izini sürerek gittiği İstanbul’da erkek kılığına girerek sokaklarda ayakkabı boyacılığı yapan Evin’le tanışır. >>> 19 Şubat 2013 |

Bir jin'in gözünden 'Jîn' * 17 yaşındaki Jin'in örgütten ayrılarak dağdan iniş serüvenini anlatan Reha Erdem'in son filmini, bu tecrübenin neye benzediğini bilebilecek bir kadınla izledik. 1999'da Barış Grubu'yla gelenlerden olan Gülten Uçar, eksikliklerine rağmen filmi cesur buldu. Muhtemelen son dönemin en merak edilen filmi 'Jîn' oldu. Bu, has takipçi kitlesi edinmiş yönetmen Reha Erdem'in bir sonraki işine duyulan merak kadar, dokunduğu yerle ilgili. Takdir edersiniz kiTürkiye sinemasında başkahramanı bir kadın gerilla olan film çok sık çekilmiyor. .>>> 21 Şubat 2013 |

'Stockholm 1. Kürt Film Festivali' başladı' * Stockholm’deki Kürtler, birinci Kürt Film Festivali'nin heyecanı yaşanıyor. Kürt yönetmen ve aydınların iki yıldan beri sürdürdükleri hummalı çalışma meyvelerini verdi ve Stockholm 1. Kültür Festivali Güney Kürt Yönetmen Fariborz Kamkari’nin “Kerkük’ün Çiçekleri” filminin gösterimi ile açılışını yaptı. >>> 22 Şubat 2013 |
