Bahoz/Fırtına Üzerine / İsmail Beşikçi *
Dizi dizi şovenizm / Ömer Leventoğlu
Haber, film eleştirisi, yorum, röportaj  ve akademik yazılar
Politika ve sinema, maskeli bir deneme: Bahoz /
Kamuran Çakır                     
Diğer haberler
KurdishCinema.com: Melbourne - Victoria - Australia
e-mail: kurdishcinema@hotmail.com

ana sayfa / yönetmenler / filmler / festivalller / film satın al / film izle / hakkımızda / kürtçe / ingilizce
Jean Luc Godard üzerine notlar /
Kamuran Çakır










Godard açısından görmek, evrenin görsel
ve işitsel parçacıklarına dek işlemiş olan,
görülemeyene dair bir analiz çabasıdır.
“Cevap karanlığın içindedir. Daha iyi
görmek için gözleri kapatmalı. İçerden
görmek için.  
>>>  3 Mart 2009
Sinema Dersleri
‘Min Dît’ JİTEM’i gösterdi Altın Portakal
karıştı
                              

‘Sinema büyülü bir
yanıt’

Portakal suyu
satıcılığından usta
bir Kürt yönetmene;
Bahman GHOBADİ

Bêzar ve Alataş: Min
Dît ile gerçekleri
anlattık

Dersim'de kaybolan
kızlar belgeseli

Sinemayı bir dil
yapmak / Arin Arjen

Sinema demokratik
açılımın öncüsüdür /
Alin Taşçıyan

Varsıl yoksul
kıskacında Kürt
sineması / Rında
Deniz

"Güneşi Gördüm" ve
Kürt trajedisinde
olay tahlilleri / Nihat
Nuyan

2. Köln Kürt Film
Günleri'nin ardından
/
Cudi Arif

Kürt sinemasında
karekterler problemi
/
Kamuran Çakır

"Kirasê Mirinê":
Hewîti : Ölüm
Elbisesi: Kumalık /
Caner Canerik

Yakın Planda
Kürtler’ var

Kırmızı kalemle
çizilen insanların
öyküsü

Boyalı kuş, idealist
karınca Caner
Canerik

Bir kahir zaman
anlatısı : Dûr (Uzak) /
Kemal Yıldızhan

“Gitmek” ve Türk
kızı Kürt oğlana aşık
olursa: Hakim ulus
kadınlık rolünü asla
kabul benimsemez /
Müjde Arslan *

Dizi dizi şovenizm /
Ömer Leventoğlu

Hollywood'a karşı
alternatif sinema /
Özlem Galip

Bahoz - Bir kuşağı
anlamak /
Ewrehmun Baydemir

Bahoz/Fırtına
Üzerine / İsmail
Beşikçi

Mansur Tural ile
‘Orası Soğuk' filmi
üzerine söyleşi

Kürlerle Türk
Sineması / Müjde
Arslan

Bahman Ghobadi ve
Sisin Metafizik
Sineması / Kamuran
Çakır

Kürt sineması için
ortak bir strateji
arayışı

“Pars - Narkoterör”
ün Kürtçe Dil
Politikası / Omer F.
Kurhan

Bir hatırlama çabası:
38 Belgeseli üzerine

“Kürt sineması
estetikten ödün
vermemeli” / Medet
Dilek'le röportaj

"Kürt sinemacıları
cesaretlendiriyoruz"

Kürtlerin haklı
davası için...

2007’de Kürt
Sineması /  Devrim
Kılıç

"Kürt Sineması
gelişmeye açık"

'Trajedilerin hepsi
senaryo oldu’

Bertrand Blier den
sinema dersleri

1. Paris Kürt Film
Festivali başarılı
geçti

Yeni bir film " Phêti "
/ Caner Canerik

Kağıtçılar:  “Doza
we, dozame ye“ /
Medet Dilek

Belçim Bilgin'le
röportaj: Kürt
değerleri ile
büyüdüm

Dol: Güzel bir
konunun kötü
anlatımı

Nazmi Kırık sınırları
aşıyor

Bir gün şehre bir
film gelir

Jalal Jonroy:
'Kürtler'in sinemaya
ihtiyacı var'

Genç yönetmen
Buket Aydın’dan
iddialı bir belgesel :
İnsan-i
Kamil

Gerçekliğin karanlık
şiiri

Kürdistan artık çok
‘yakın’

Bir sürgün sineması
olarak Kürt
Sineması: Kendini
sesini görmek

Belgesel-kuşku
ilişkisi

Öfkeli ve özgür
yönetmenler

Nasıl bir sinema?

Sarhoş Atlar Zamanı
filminin dramatik
çözümlemesi

Caner Canerik'ten
çarpıcı bir belgesel:
Was

Yangında filizlenen
çiçek

Ünlü İtalyan
yönetmen Passolini

Kürdistani bir
sinema yaratmamız
gerekiyor

Takeshi Kitano'dan
yönetmenlik dersleri

Sessizlik
kelimelerden daha
fazlasını anlatır

Ghobadi'nin Altın
Lale yolculuğu

Diyarbakır'da Kürt
Film Festivali

Çarpici bir belgesel
örnegi; Can Baz

Yılmaz Güney'in
Kürtlüğü

Özgürlesme sorunu
ve sinema

Dersim 38

David ve Leyla:
Kültürel önyargilarin
elestirisi

Gölgenin sesi: Si u
Ba

David ve Leyla

Si u Ba (Gölge ve
Rüzgar)

Kürt düsmanligi
üzerine bir film

Nergisler Açmali

İlk Kürt filmi Zere

Türk Sinemasi'nda
Kürtler

Yilmaz Güney'le
röportaj

Yusuf Yesilöz ile
röportaj

Makale Arşivi  >>>
Makaleler
‘Sinema büyülü bir yanıt’
Ceylan Önkol'un hayatı film oldu


Diyarbakır Lice’ye bağlı Şenlik mezrası sınırlarında
bulunan Yayla Karakolu 28 Eylül'de atılan havan topuyla
hayatını kaybeden Ceylan Önkol'un hayatını anlatan
‘Beriya Tofanê’ (Tufandan Önce) filminin çekimleri
tamamlandı. Yönetmen Ferit Karahan filmi Ceylan ve
savaş mağduru diğer çocuklar anısına çektiğini söyledi.
Senaryosunu Harun Özmen ve Ferit Karahan’ın yazdığı ve
Batman’da çekilen film, Ceylan Önkol şahsında bölge
çocuklarının yaşadığı devlet, aile ve mevcut koşullar
üçgenindeki ikilemini anlatıyor.

Asıl işi reklamcılık olan Karahan, “Ceylan’ın ölümünden
sonra onunla ilgili bir film yapıp bir şeyler adamak
istedim. Batman’da bazı arkadaşların teşviki ve desteğiyle
başladık filme. Bölgedeki o savaş kalıntılarını anlatmak
istedik." dedi.
 >>> 18 Şubat 2010  
Caner Canerik'ten yeni bir belgesel: Bertij











Caner Canerik tarafından çekilen ve yaylacı çocuklarının
yaşamlarını anlatan “Bertij” (Güneşle Gelenler ) adlı
belgesel film tamamlandı.

1 Saat 46 Dakikalık belgesel film, Tunceli’nin Pülümür
İlçesinde yer alan “Hel Dağı”nda 4 Aylık bir süre
içerisinde çekildi. Yaylacıların yaşadıkları sorun ve
sıkıntılar, kültürel renkleri ve değişimleri küçük
çocukların oyunlarıyla yansıtılıyor.
>>> 7 Mart 2010
Kürt sinemasına layıkıyla girmek / Jinda Baran*












“Kürt sinemasına layıkıyla girmek istiyorum.” Bu sözler,
henüz sinemaya yeni adım atmış genç bir Kürt kadınına ait.
Layıkıyla Kürt sinemasına girmek… Kürt sinemasına sahip
çıkmak… Busözleri nasıl okumalı? Daha işin başındayken
bu genç kadın, hangi gerçeği görmüştü de, ona merakla
sorduğum soruya böyle bir cevabı verebilmişti?
>>> 12
Mart 2010

"Yaşananlar ütopya gibi ama ben yine de
temkinliyim" *



PKK ilk silahlı eylemini yaptığında üç yaşında olan
sinemacı Arslan'la savaş yıllarında geçen çocukluğunu ve
gençliğini, çatışmaların hayatına ve ürettiklerine etkilerini,
Barış Grupları'nın Türkiye'ye gelişlerini ve Kürt sanatının
bu süreçten nasıl etkileneceğini konuştuk.
   

PKK ilk silahlı eyleme başladığında üç yaşındaydınız?
Okul yıllarınız boyunca Türkiye'de savaş vardı. mezun
oldunuz, gazetecilik yaptınız, ardından sinema geldi. Siz
üretirken bu ülkede faili meçhuller, gözaltında kayıplar, her
gün kalkan cenazeler yaşandı. Bu savaş yılları Müjde
Arslan'ı nasıl etkiledi? Kişisel hikayenizin neresinde
duruyor?
>>> 16 Mart 2010
Bahoz destansı bir film mi?  / Devrim Kılıç












Kazım Öz’ün son uzun metrajlı filmi Bahoz hakkında çok
uzun zamandır birşeyler yazmak istedim. Ama çeşitli
nedenlerle elim bir türlü kaleme varmadı. Son olarak
2009 Aralık ayında gerçekleştirilen Diyarbakır Kürt Sinema
Konferansı’na davet edilmemesi nedeniyle Kazım Öz ve
Bahoz tekrar gündeme geldi. Birçok katılımcı haklı olarak
Öz’ün yokluğunu eleştirdi.
>>> 18 Mart 2010
Bir hayal kırıklığı olarak Bahoz / Mehmet
Şarman *



Bahoz filmi ilk ve en büyük hatasını neyi, nasıl, ne kadar
anlatacağına karar verememiş olmakla yapıyor. Bir Kürt
gencinin aydınlanması, öğrenci evlerinin yoksulluğu,
buruk hüznü, sol örgütlenmelerin arasındaki çekişmeler,
kopukluklar, üniversitelerin özerk olmaması, örgüt içi
askeri disiplin, devrim ve aşk çelişkisi… gibi bir çok yan
konuyu merkezi bir hikayenin etrafında birleştirememenin
adeta yamalı, ağır hantal, gittikçe sarkan bir bohça gibi
durması, söz konusu senaryonun zayıflığının en iyi
göstergesi.
 >>> 23 Mart 2010

Film eleştirisi ne değildir? / Fırat Yavuz



Diğer sanat disiplinlerindeki,eleştiri türlerinde olduğu
gibi,iyi film eleştirisi de ister gazetelerde, ister dergilerde,
ister başka ortamlarda olsun, entelektüel, sanatsal ve
politik altyapının güçlü ve derinlikli olmasını gerektiren bir
birikim ister. Gösterilenden çok gösterilmek istenen
(dramatik yapı, olay, karakterler, estetik…) ancak filmin
alt-metninin iyi okunabilmesiyle mümkündür. Bu yüzden
film eleştirisi emek-yoğun bir çalışmayı koşut sayar.
Filmde geçen, dönemi, filmin içinden geçtiği dönemi ve
bunların birbiriyle olan etkileşimi iyi bilmek ve okumak
gerekir.
>>> 29 Mart 2010

Kürt Sineması ne değildir? / SÎRWE AGİRÎ




Geleceksizlik ve umutsuzluğun resmedildiği bu kareyi
Bahman Ghobadi’nin ‘Kaplumbağalar da uçar’
filminden hemen hatırlıyorum. Müjde Arslan’ın ‘Kürt
Sineması’ adı altında derlediği ve tesadüfen elime geçen
kitabını ilk elime aldığımda, bakışlarım bir süreliğine bu
resimde kalıyor. Bu resmin Kürt Sinemasına dair bende
yarattığı düşüncelerle birlikte, yine de böyle bir
çalışmanın gerçekleştirilmiş olmasının heyecanı ile
hemen kitabı okumaya başlıyorum.
>>> 7 Nisan 2010

Yavuz Fırat ve Bahoz filmi / Devrim Kılıç


Bahoz filmiyle ilgili olarak yazdığım ve kürdistan-post.
com’da yayınlanan “Bahoz destansı bir film mi?” başlıklı
yazımdan sonra birçok eleştiri aldım. Bu eleştirilerin
birçoğu yazıda ifade ettiğim noktaları destekleyen ve
yaptığım eleştiriyi haklı bulan yorumlardı. Gecikmiş de
olsa Bahoz hakkında böyle bir yazının yazılmış olmasını
doğru buluyordu mesaj atan okuyucular. Yazıyı eleştiren,
insafsız bulan, filme, filmi çeken ekibe ve yönetmene
haksızlık yaptığımı ifade eden mesajlar da aldım. Filmin
büyük bir emekle çekildiğini ve bu emeğe saygısızlık
yaptığım belirtiliyordu.
>>> 14 Nisan 2010

'Berîya Tofanê' filmi umut verici / Devrim
Kılıç


Kürt yönetmen Ferit Karahan’ın 2009 yılı Eylül ayı
sonunda askerlerce açılan havan atışı sonucu hayatını
kaybeden Ceylan Önkol ve tüm savaş mağduru
çocuklara adadığı 'Berîya Tofanê' (Tufandan Önce)  
adlı kısa filmi çarpıcı sinematofrafisi ile gelişmekte
olan Kürt sineması için umut verici. Karahan çok
güncel bir konuyu oldukça etkileyici ve sorgulayıcı bir
tarzda işliyor. Görüntüler, kamera açıları, müzik filmde
güzel bir bütünsellik oluşturuyor
. >>> 17 Nisan 2010
Ben aptal değilim, min dît (Gördüm) / Tuğba
Tekerek









İlk Kürtçe film Min Dît’in yönetmeni Miraz Bezar yıllarca
yok sayılan bir dili duyuruyor şimdi sinemalarda. Spotu,
‘meçhul’ denilen ama aslında yeri yurdu belli olan ‘fail’e
tutuyor. Sonra da “Açılım deyip beni aptal yerine
koymasınlar, her şeyi görüyorum” diye ekliyor.
>>> 19
Nisan 2010
Bir mesele olarak Kürt Sineması / Ayça
Çiftçi


Yıllarca hepimiz, bu ülkede yaşayan her birimiz, Kürt
meselesini tartıştık; o veya bu konumdan, öyle ya da
meseleyi yeniden açmaya da imkân veren yeni bir
meseleyi tartışabiliyoruz; “Kürt sineması”nı. Evet, “Kürt
sineması” bir mesele. Çünkü Kürt halkının geçmişi ve
geleceğinin; konumu ve kimliğinin hâlâ hareketli bir
zeminde mesele olarak tartışılır olduğu ölçüde, bu
halkın adıyla anılan bir sinema da kaçınılmaz olarak
pek çok soru halkasıyla iç içe geçen bir mesele olarak
ele alınmak durumunda.
>>> 27 Nisan 2010
Wenda / Gülsen Odabaşı


Bunca zulümden sağ çıkanlar hikayesini anlatmalılar
deyip “WENDA”yla (Kayıp) bu topraklarda son 20 yıldan
bu yana yaşananların ,sinemada kendisini gösterme
çabası alkışlanmaya değerdir diyorum.

Senaryosunu Ali Kemal ÇINAR , Abdullah YAŞA ve
Mehmet Sait KORKUT’un yazdıkları filmin
yönetmenliklerini de  beraber yaptıkları bu filmin
başrollerinde Sadettin Çelik , Mehmet Kaya , Yavuz  
Akkuzu , Özlem Başak Abbasoğlu , Nurten Demirbaş
ve Zennur Ümütlü oynadılar.
>>> 29 Nisan 2010

Bir başkaldırının öncüsü 17 yaşındaki Bêrîvan /
Ada Çınar KORKMAZER


Bir insan nasıl dayanır işkenceye? İşkencecileri
onu kadınlığından utandırmaya çalışırken, yanında
işkence gören ve onu çıplak görmekten utanan
yoldaşına “neden bakmıyorsun yoldaş, ben
utanılacak bir şey yapmadım; utanması gerekenler
onlar, ne fark eder ki erkekliğim kadınlığım bu
durum karşısında, ben utanmıyorum, sen de
utanma” nasıl der?
>>> 5 Mayıs 2010

Son Mevsim: Şavaklar - Kazım Öz'le on bin yıllık
bir kültürün izinde / Söyleşi,  Suncem Koçer

Güzel bir haberle başlayalım. Son Mevsim:
Şavaklar Uluslararası Mannheim-Heidelberg Film
Festivali’nde ‘Jüri Özel Ödülü’nü aldı. Nasıl geçti
festival?

Mannheim uzun zamandan beri düzenlenen özel
bir festival. Bu yıl 58.'si gerçekleştirildi. Orada çok
iyi bir seyirciyle karşılaştım. Festival
çalışanlarından seyircilere, filmin çok iyi
tartışıldığını gördüm. Gösterim sonrası söyleşiler
çok iyi geçti.
>>> 5 Mayıs 2010

Karabey'den bir Kürdistan hikayesi / Ali

63. Uluslararası Cannes Film Festivali'ne
'Sesime Gel' isimli Kürtçe film projesiyle kabul
edilen yönetmen Hüseyin Karabey, 1980
yıllarında Kürdistan’da yaşanmış gerçek bir
hikayeyi beyaz perdeye taşıyor
.>>> 24 Mayıs 2010

Bir destanı diriltmek: Berivan / Mazlum Vesek

Yönetmen Aydın Orak’ın ilk belgesel çalışması “Bir
Direnişin Destanı: Berivan” belgeselinin galası
geçtiğimiz günlerde Mersin’de gerçekleştirildi.
Belgeseli yaklaşık 200 kişi izledi. Aydın Orak da
gösterimin sonunda kısa bir konuşma
yaptı. Belgesel sonrasında Orak’la belgesel
üzerine sohbet ettik. Belgeselle ilgili görüşlerimi ve
belgeselin serüveni hakkında fikirlerimi aktarmak
istiyorum.
>>> 24 Mayıs 2010
Zamansız çocukların kenti / Gülsen Odabaşı*


Önceye giderken, bu gölgenin düştüğü noktalar
derinleşir. Kurbana dönüşmeyi, nelerin
yaşandığını, nasıl darmadağın olunduğunu,
nasıl yenildiğini, yaraları hala kanayan  bu
yerdekileri, rastlantıları, tutkuları, zaafları, nesnel
ve öznel olan her şeyi birleştirmemize yarar
gördüklerimiz . Geçmişiyle hesaplaşabilenler bir
gelecek kurabilirler ancak ,derler. Peki üzerinde
gelecek kurmayı hayal ettiğimiz bu yerde neler oldu
o yıllarda? Sokakları kulaksız, kör bırakanlar neler
yaptılar da biz üzerimizden düşen gölgeden  bile
korkar olduk?
>>> 21 Haziran 2010
Bu bir bisiklet değildir / Gülsen Odabaşı*


Serhat Karaaslan Kürt sinemasının yeni kanı.
Yaptığı birkaç filmde taze bir bakışla geldiği açık.
Türkiye içinde yapılan bir çok festivalde gösterilen
filmleri onun dikkat çekmesine, kendisine ait bir
sinema dilini, görselliği kullanım biçimini ve
filmlerinde işlediği konulara evrensel temalarla
yaptığı göndermeleriyle nerede duracağını,  
hissettiriyor bizlere.

Serhat Karaaslan sinemasını, gerçeklik anlayışıyla
kurarken bunu kendi sinema estetiği içinde
kotarmaya çalışıyor.
>>> 16 Temmuz 2010

Yokluğu bir dert varlığı yara bir kitap: Türk
Sinemasında Kürtler / MAZLUM VESEK










Müslüm Yücel’in 2008 yılında Agora Kitaplığı’ndan
çıkan Türk Sinemasında Kürtler kitabını hemen
yayımlandığı günlerde okumuştum. O günden
bugüne kitaba dair birvşeyler yazmak hep
aklımdaydı. Yayımlanışından iki yıl sonra Yücel’in
önemli bir o kadar da eksik çalışmasına dair pek
bir şey yazılmadı. Onun için oturup kitap hakkında
yazmayı çok da geç kalmış bir iş olarak
görmüyorum.  
>>> 16 Temmuz 2010

Kürt sinemasının da kitabı var /
MAZLUM VESEK


Kürtlerle ilgili herhangi bir araştırma yapmak,
bugün, bedeni parçalara ayrılmış; ama yaşamakta
direnen bir organizmayı ameliyat etmeye benzer.
Bunun nedeni açıktır: Asırlarca aşiret yaşantısının
hüküm sürdüğü Kürt toplumu, aynı zamanda büyük
devletlerin çıkar çatışmalarının tam ortasında duran
bir coğrafyada yaşadıkları için, tarih, dil ve yaşayış
bütünlüğüne kavuşamadı.
>>> 15 Ekim 2010

Duvar / Gülsen Odabaşı


Yer Diyarbakır  Meryem Ana Kilisesi. Kişiler Sıtkı ve
Beyzar Eken çifti. Konu, artık var olmayan geçmiş ve
geçmişin insanlarına duyulan aşk hali, özlem …
Sıtkı ve Beyzar Eken çiftinin nostalji duyduğu şey
nedir? İnsanın  hiç içinde tamamiyle var
olamayacağı bütüne ilişkin hasreti nasıldır? Artık var
olmayan geçmiş ve insanları , yitirilmiş, değiştirilmiş
o geçmişin izlerine  olan aşk hali sinemasal olarak
nasıl anlatılır? Deniz Oğuzsoy ve Emre Karadaş
kameralarının menziline bu defa can yakıcı bir
konuyu alırlar.
>>> 15 Ekim 2010
Kürt Sineması'nın Durumu: Sınırlar, Savaş
ve Yurtsuzluk / Özkan Küçük


Türkiye’de Türkçe film yapan ama Kürtleri
derinliğine işleyen Yılmaz Güney sonrasında
yıllarca onun anısıyla yaşayan Kürtler için, ikibinli
yıllara girerken Türkiye’de yeni şeyler oluyordu...
Güneşe Yolculuk, Ax(Toprak), Boran... ardından;
Atların Sarhoşluk Zamanı, Fotograf ve Büyük Adam
Küçük Aşk(Hejar)... Bütün bu filmler ve yanısıra
çekilen kısa belgesel ve dramatik filmler, Kürt
izleyicisini salonlara (veya alternatif gösterim
mekânlarına) yönlendiriyordu. Kürtler, ailece
filmleri izliyor ve tartışıyorlardı.
>>> 31 Ekim 2010

SON MEVSİM ŞAVAKLAR - DEMSALA DAWİ:
ŞEWAXAN / Gülsen Odabaşı


En son Kürt göçerlerinden Şavaklar, ilk baharla
birlikte Çemişgezek ‘in köylerinden başladıkları
yolculuklarını Pertek, Ovacık  ve Munzur dağlarından
da geçerek Diyarbakır’ın hayvan pazarındaki bir
mezbahane önünde bitirirler.
>>> 31 Ekim 2010
MASALIN ZAMANSIZLIĞI: “BERÎYA TOFANÊ “ /
Gülsen Odabaşı


Kürt filmlerinden söz edildiğinde akla öncelikle
filmlerin içerikleri gelir. Filmler göç, sürgün,
savaş, sınır, yurtsuzluk gibi klasik temaları
işlerler. Bununla birlikte, sinemanın 80’li
yıllarından bu yana Kürtler’in gündelik hayatın bir
parçası olamayışı, Kürt sinemanın çok zor
şartlarda kendisini oluşturmaya çalışması, hele
hele bir sektörünün olmasının şimdilik
imkansızlığı ve tüm bunları özetleyen üçüncü
dünya sinemasına ait açmazların onu da içine
aldığını bilmemizi zorunlu kılar. Bize Kürt
sinemasına ait beklentilerimizi nerede tutmamız
gerektiğini hatırlatır.
>>> 22 Ocak 2011

‘İz’ peşinde bir kitap / Mazlum Vesek




Geçtiğimiz günlerde Agora Yayınları’ndan çıkan
‘Yeşim Ustaoğlu: Su Ölüm ve Yolculuk’ kitabı bu
çizgi dışı yönetmenin sinemasını yaşamıyla
birlikte masaya yatırıyor. Daha önce ‘Rejisör: Atıf
Yılmaz’ ve ‘Kürt Sineması: Yurtsuzluk, Sınır, Ölüm’
adlı derleme kitaplarıyla tanıdığımız Müjde Arslan,
derleme olmayan bir ilk kitabı ile karşımızda.
>>>
22 Ocak 2011
Kayıp Özgürlük; Öfkeyle Hatırlamak ve
Unutmamak İçin











Ankara Uluslararası Film Festival’inde Senarist-
Yönetmen Umur Hozatlı ile “Kayıp Özgürlük” filmini
ve politik sinemanın bugününü konuştuk. Film, 90’
ların Türkiye’sinde JİTEM tarafından kaçırılıp
“Evlerinden Çıkıp Bir Daha Dönemeyenler”in
hikâyesini anlatıyor.
>>> 12 Nisan 2011

5. DİYARBAKIR FİLM GÜNLERİ – KISA FİLM SEÇKİSİ
İÇİN AÇIK ÇAĞRI

Diyarbakır Sinema Kulübü’nün düzenlediği Film
Günleri’nin beşincisi bu yıl 19-22 Mayıs tarihleri
arasında Diyarbakır’da yapılıyor!

5. Diyarbakır Film Günleri, bu yıl da daha
öncesinde olduğu gibi Diyarbakır Sanat Merkezi
işbirliğiyle ve Diyarbakırlı sinemasever kişi ve
kurumların katkılarıyla, bağımsız sinema ve
kolektif paylaşım deneyimlerini öne çıkaracak.
>>>
15 Nisan 2011

İranlı Kürt yönetmen Şepol Abbasi: İran
büyük bir zindan


Röportaj: Medet Dilek



"İran büyük bir zindan, sen nasıl sinema, nasıl film
yapabilirsin bir düşün. Senaryo yazıyorum,
götürüyorum kontrol ediyorlar, İslam kurallarına
uymuyorsa çiziyorlar orada hemencik. Örneğin ben
senaryoda, anne uzun süredir görmediği çocuğunu
görünce onu kucağına alıyor, bu olmaz böyle
diyorlar ve üstünü çiziyorlar." >>>  27 Mayıs 2011

Bahman Ghobadi; Kürt baharı kaçınılmaz


Kürt yönetmen Ghobadi, "İran'da, Irak'ta, Suriye
ve Türkiye'de yaşayan Kürt nüfus haklarına ve
hürriyetlerine kavuşmak için ellerinden geleni
yapıyor. Dileğim federal bir sistem içinde özgürce
yaşamak" diyor.

2 - 11 Kasım tarihleri arasında düzenlenen
Selanik Film Festivalinin şeref misafirlerinden
İranlı Kürt sinemacı Bahman Ghobadi dört
ülkeye yayılmış Kürt halkının yakında günyüzü
göreceğine inanıyor.
>>> 11 Kasim 2012



1, Uluslararasi Amed Film Festivali
Ödülleri

                    
Bu yıl ilki düzenlenen 1. Uluslararası Amed Film
Festivali ödül töreni ile sona erdi. Festivalde ödül
alan birçok katılımcı ödülünü cezaevlerinde açlık
grevinde olan tutsaklara adadı. Festivalde konuşan
Erol Balcı, sürgünde gelişen Kürt sinemasının artık
kendi topraklarında özgürce gelişmesi gerektiğine
dikkat çekti.
>>>  11 Kasım 2012

Kürt Sineması nedir? / Devrim Kılıç

Yeni Özgür Politika gazetesinin Politik Art ekinde
önce Jinda Baran’ın “Kürt sinemasına layıkıyla
girmek”1, sonra Sirwe Agiri’nin “Kürt sineması ne
değildir?”2 başlıklı yazıları yayınlandı. Her iki yazıda
da katılmadığım bazı belirleme ve noktalar olduğu
için bu yazıyı kaleme alma gereği duydum. Her iki
yazar da genel olarak Kürt yönetmenleri “direnen
Kürdü” yeterince veya hiç işlemedikleri için
eleştiriyor. Ve direnen Kürdü işlemeyen filmleri de
Kürt sineması içerisinde değerlendirmiyor. Hemen
söyleyelim bu tabii ki çok dar, dışlayıcı ve talihsiz bir
yaklaşım Kürt sineması açısından. Örneğin “Kürt
Sineması ne değildir? makalesinde Kürt Sineması
kitabının değerlendirmesini yapan Sirwe Agiri
yazısının sonunda kitabı okuduktan sonra “hangi
filmin Kürt filmi olmadığını öğrendik elbette” diyor..
>>>  29 Ocak, 2013

Göteborg’un büyük ödülü Güney
Kürdistanlı Hisham Zaman’a

32. Göteborg Uluslararası Film Festivali’nin büyük
ödülü, (Dragon Award Best Nordic Film) Güney
Kürdistanlı yönetmen Hisham Zaman’ın “Before
Snowfall” filmine verildi. Before Snowfall adlı
filmde, babası öldüğü için kendisini 'ailenin
şerefini kurtarmak' zorunda gören Şiyar,
kızkardeşinin izini sürerek gittiği İstanbul’da erkek
kılığına girerek sokaklarda ayakkabı boyacılığı
yapan Evin’le tanışır.
>>> 19 Şubat 2013

Bir jin'in gözünden 'Jîn' *
                       
17 yaşındaki Jin'in örgütten ayrılarak dağdan iniş
serüvenini anlatan Reha Erdem'in son filmini, bu
tecrübenin neye benzediğini bilebilecek bir kadınla
izledik. 1999'da Barış Grubu'yla gelenlerden olan
Gülten Uçar, eksikliklerine rağmen filmi cesur
buldu. Muhtemelen son dönemin en merak edilen
filmi 'Jîn' oldu. Bu, has takipçi kitlesi edinmiş
yönetmen Reha Erdem'in bir sonraki işine duyulan
merak kadar, dokunduğu yerle ilgili. Takdir
edersiniz kiTürkiye sinemasında başkahramanı bir
kadın gerilla olan film çok sık çekilmiyor. .
>>> 21
Şubat  2013
   

'Stockholm 1. Kürt Film Festivali'
başladı
' *


Stockholm’deki Kürtler, birinci Kürt
Film Festivali'nin heyecanı yaşanıyor.
Kürt yönetmen ve aydınların iki yıldan
beri sürdürdükleri hummalı çalışma
meyvelerini verdi ve Stockholm 1.
Kültür Festivali Güney Kürt Yönetmen
Fariborz Kamkari’nin  “Kerkük’ün
Çiçekleri” filminin gösterimi ile
açılışını yaptı.
>>> 22 Şubat  2013